Başlık:
İyiki Varsın
1.2.2008 tarihinde Aqademic Ekledi

Ben ne zor günlerin şahidiyim,
Çok savaştan çıktım sağ salimim.
Yok kimseye ahım,
Dost düşman sağolsun.
Kapandı tüm perdeler, taş duvarlar çöktüler üstüme birer birer.. Ezildim çoğu zaman, hayatın ağırlığını taşıyamayıp omuzlarımda. Kimi zaman hasret, kimi zaman yalnızlık yağdı dünyama, ıslandım. Kimi zaman acılar, kimi zaman sancılar bir bıçak gibi saplandılar yüreğime, kanadım...
Acısıyla, tatlısıyla, hasretiyle, sevdasıyla benim hikayemdi bu sadece. Ben yazmalıydım tüm satırlarını. Ben kurup cümlelerini, ben koymalıydım noktalarını, virgüllerini. Ben altını çizip vurgularının, ben silmeliydim silinmesi gereken kelimeleri.
Galibiyeti de mağlubiyeti de benimdi hayatın..
Öğrendim, düşünce ayağa kalkmayı, kanayan yaralarımı sarmayı.
Öğrendim.. Hayat karşısında dimdik ayakta durmayı, yeri gelince alaycı bir gülümsemeyle kendime tutunmayı...
Yar iyi ki varsın,
Can sende son bulsun..
Şimdi her gün doğduğunda varlığına uyanıyor sevdam..
Her gün battığında da sevdan çıkıyor hayallerimde, rüyalarımda, uykularımda gün yüzüne.
Artık yalnızlık değil, varlığın yağıyor, sırılsıklam ıslatıyor dünyamı.
Anlıyorum ki sadece nefes alabilmişim yokluğunda. İçten bir gülümsemeden uzak, sahteymiş tüm gülümsemeler. Kelimeler anlamsız, yetersiz, kimsesizmiş. Sevda, sevda değilmiş aslında bende, senmişsin.
Ben, "ben" değilmişim aslında sende "ben" mişim..
Artık ikimizin olan bir hikaye var, sadece bizim olan..
Son noktasını hayatın koyacağı, son nefesimi verdiğimde...
Sen dar günümde helal lokmamsın,
Yar demek yetmez, canımda cansın..
Her kulun hakkını, bahtını şansını,
Verene bin şükür, iyi ki varsın...
alıntıdır
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
ilk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.
ilk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "sırf senin hatırın için ey su" diye...
öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
çiçek, suya "seni seviyorum" der. su, "ben de seni seviyorum" der. aradan zaman geçer ve çiçek yine "seni seviyorum" der. su, yine "ben de" der. çiçek, sabırlıdır. bekler, bekler, bekler...
artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "seni seviyorum." der.
su da ona "söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. hastalanmıştır çiçek artık. rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. yataklardadır artık çiçek. su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; "seni ben, gerçekten seviyorum." çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye... doktor gelir ve muayene eder çiçeği. sonra şöyle der doktor: "hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "çiçeğin bir hastalığı yok dostum... bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "seni seviyorum" demek yetmemektedir...
Bir Japon firmasi 'hediyelik fasulye' yapmis. Fasulye tanelerinin uzerine lazerle 'seni seviyorum' lafini kaziyorlarmis. Nemli topraga gomulmus fasulyeyi alip uygun gordugunuz kisiye hediye ediyormussunuz. Bes gun sonra fasulye filizlendiginde de ortaya 'seni seviyorum' yazisi cikiyormus. Bu haliyle de elbette haber degeri var ama bir malumati eklersem sanirim daha da ilginc hale gelecek. Boyle bir urunu Fransiz yahut Brezilyali bir firma da uretebilirdi. Sonucta, ask mesk filan evrensel meseleler.
hoslaniyorum'. Onlara gore bunun nedeni, 'sevginin kelimelerle degil,davranislarla ifade edilmesi gerektigine inanmalari' imis.





