<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Sinirsiz Eglence</title>
        <description>AZILI TUTKULARIM VAR BENİM. YİNE SENSİZ SEVDANDAYIM. BAŞIMDA YALNIZLIK, BENSİZ TERKEDİLİŞLERDEYİM. TOZDUN GENE DELİ GÖNLÜMDEN. ÇOK ÖZLEDİM SENİ NE OLUR TUT ARTIK ELLERİMİ....
</description>
        <link>http://aqademic.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 18:39:49 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Kar Özlemi</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/kar-ozlemi_7334371.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/kar-ozlemi_7334371.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img1.blogcu.com/images/e/m/i/emins/yalnzlk_2.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img1.blogcu.com/images/e/m/i/emins/yalnzlk_2.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Bu sabah tam 5 saatlik dersten sonra 3 saatlik sınava girdim kafam allak bullak olmuş durumda&amp;#8230;yetmiyormuş gibi kursa gittim çizim yapmaya pek niyetim olmadığını anladım&amp;#8230;eve geldim&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Özlemle beklediğim tek şey bu günlerde karın yağması ve benim dışarı çıkıp dilediğimce çocuklar gibi karın altında yürümek&amp;#8230;.nasıl özledim anlatamam&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;yalnızlığın sesinden bir resim yaptım&lt;BR&gt;karanlık kalabalıklardan süzdüm ışığını.&lt;BR&gt;akşamüstleriyle boyadım vazgeçen ağzını&lt;BR&gt;parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız&lt;BR&gt;salkımsöğütlerden bir beden çizdim usul&lt;BR&gt;hiçbir rüzgarın duruşunu bozamadığı&lt;BR&gt;bütün yağmurları topladım yapraklarına.&lt;BR&gt;sonra tüm yolcuların silindiği bir ufuk&lt;BR&gt;örttüm kakülleriyle alnının üşümesini.&lt;BR&gt;puhu kuşlarının avazını yerleştirdim dudaklarına&lt;BR&gt;uzanıp uzanıp öptüm sonra acıyla.&lt;BR&gt;gözlerini kapalı çizdim görmesinler diye kimseyi&lt;BR&gt;madem görmeyecekler bundan sonra beni.&lt;BR&gt;astım saçlarından odamın boşluğuna...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;uzun sustum, ey durmadan konuşanlar&lt;BR&gt;geçmedi üşümem&lt;BR&gt;ben bir aşkın kar yağışından.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/kar-ozlemi_7334371.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 01 Feb 2008 18:16:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İyiki Varsın</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/iyiki-varsin_7334251.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/iyiki-varsin_7334251.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG height=482 src=&quot;http://i18.tinypic.com/6bjqs9c.jpg&quot; width=640 border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Ben ne zor günlerin şahidiyim, &lt;BR&gt;Çok savaştan çıktım sağ salimim. &lt;BR&gt;Yok kimseye ahım, &lt;BR&gt;Dost düşman sağolsun. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kapandı tüm perdeler, taş duvarlar çöktüler üstüme birer birer.. Ezildim çoğu zaman, hayatın ağırlığını taşıyamayıp omuzlarımda. Kimi zaman hasret, kimi zaman yalnızlık yağdı dünyama, ıslandım. Kimi zaman acılar, kimi zaman sancılar bir bıçak gibi saplandılar yüreğime, kanadım... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Acısıyla, tatlısıyla, hasretiyle, sevdasıyla benim hikayemdi bu sadece. Ben yazmalıydım tüm satırlarını. Ben kurup cümlelerini, ben koymalıydım noktalarını, virgüllerini. Ben altını çizip vurgularının, ben silmeliydim silinmesi gereken kelimeleri. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Galibiyeti de mağlubiyeti de benimdi hayatın.. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Öğrendim, düşünce ayağa kalkmayı, kanayan yaralarımı sarmayı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Öğrendim.. Hayat karşısında dimdik ayakta durmayı, yeri gelince alaycı bir gülümsemeyle kendime tutunmayı... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yar iyi ki varsın, &lt;BR&gt;Can sende son bulsun.. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şimdi her gün doğduğunda varlığına uyanıyor sevdam.. &lt;BR&gt;Her gün battığında da sevdan çıkıyor hayallerimde, rüyalarımda, uykularımda gün yüzüne. &lt;BR&gt;Artık yalnızlık değil, varlığın yağıyor, sırılsıklam ıslatıyor dünyamı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Anlıyorum ki sadece nefes alabilmişim yokluğunda. İçten bir gülümsemeden uzak, sahteymiş tüm gülümsemeler. Kelimeler anlamsız, yetersiz, kimsesizmiş. Sevda, sevda değilmiş aslında bende, senmişsin. &lt;BR&gt;Ben, &quot;ben&quot; değilmişim aslında sende &quot;ben&quot; mişim.. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Artık ikimizin olan bir hikaye var, sadece bizim olan.. &lt;BR&gt;Son noktasını hayatın koyacağı, son nefesimi verdiğimde... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sen dar günümde helal lokmamsın, &lt;BR&gt;Yar demek yetmez, canımda cansın.. &lt;BR&gt;Her kulun hakkını, bahtını şansını, &lt;BR&gt;V.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/iyiki-varsin_7334251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 01 Feb 2008 18:15:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sevdiklerinizin dikeni batarmı elinize</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/sevdiklerinizin-dikeni-batarmi-elinize_4874642.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/sevdiklerinizin-dikeni-batarmi-elinize_4874642.html</guid> 
            <description>Gülün dikeni battı dün parmağıma ve hala gülümseyerek bakıyorum parmağımdaki sıyrıga...&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kızmadım... çünkü gülün dikeni batmadan önce şükretmiştim;&lt;br&gt;&quot;Ya
Rabbi, ne kadar güzel yaratmışsın&quot; demiştim. Kızamadım çünkü bir dakika
önce güzel kokusunu sineme çekmiştim, bakmaya kıyamamış dokusuna hayran
kalmıştım, çünkü batmadan önce yüreğime koymuş onu sevmiştim...
dikenini unutmuş muydum? Unutmuş muydum dikeni... unutmuştum işte...&lt;br&gt;&lt;br&gt;acıtmayayım
diye dokunmaya çekindiğim gül, ince ve derin bir yara açmıştı
parmagıma... gülümsedim yaraya da...süzülen iki damla kana da... çünkü
o yarayı açan bakmaya kıyamadığım o güldü...&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevdiklerimizin yüreğimizde açtıkları yaralarda aslında o gülün açtığı yara gibi değilmiydi...&lt;br&gt;İnce
ve derin bir yara..aslında çok önemsiz gibi görünse de her
kımıldayışımızda yüreğimizi inceden sızlatan yara...Ama dostlarınız o
yarayı açmadan önce siz muhabbet dolu kokularını sineye
çekmiştiniz..zamanı, mekanı ve kalbinizi paylaşmiştiniz..yarayı açmadan
önce siz onları kalbinize koymuştunuz...kızabilir
miydiniz..kızamazdınız elbet...&lt;br&gt;&lt;br&gt;Sevdiklerimizin açtıkları
yaralarda o gülün açtığı yara gibi ince ve derin...ama yarimiz yarayı
açmadan önce biz şükretmiştik, kokusunu sinemize çekmiş, bakmaya
kıyamamıştık..dikenini unutmuş muyduk...unutmuştuk tabi...Ama biz
gülümsemeliyiz yaraya...belki süzülen iki damla kanamada..
gülümsemeliyiz işte...&lt;br&gt;Çünkü o yarayı açmadan önce biz onu kalbimize koymuştuk ve sevmiştik... &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;ALINTI&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/sevdiklerinizin-dikeni-batarmi-elinize_4874642.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 27 Dec 2007 13:09:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çiçeğin su'ya aşkı</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/cicegin-su-ya-aski_4874614.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/cicegin-su-ya-aski_4874614.html</guid> 
            <description>&lt;br&gt;Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.&lt;br&gt;ilk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.&lt;br&gt;gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.&lt;br&gt;ilk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, &quot;sırf senin hatırın için ey su&quot; diye...&lt;br&gt;öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.&lt;br&gt;günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba &quot;su beni seviyor mu?&quot; diye düşünmeye başlar.&lt;br&gt;çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.&lt;br&gt;çiçek, suya &quot;seni seviyorum&quot; der. su, &quot;ben de seni seviyorum&quot; der. aradan zaman geçer ve çiçek yine &quot;seni seviyorum&quot; der. su, yine &quot;ben de&quot; der. çiçek, sabırlıdır. bekler, bekler, bekler...&lt;br&gt;artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya &quot;seni seviyorum.&quot; der.&lt;br&gt;su da ona &quot;söyledim ya ben de seni seviyorum.&quot; der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. hastalanmıştır çiçek artık. rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. yataklardadır artık çiçek. su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...&lt;br&gt;bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; &quot;seni ben, gerçekten seviyorum.&quot; çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye... doktor gelir ve muayene eder çiçeği. sonra şöyle der doktor: &quot;hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez.&quot;&lt;br&gt;su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: &quot;çiçeğin bir hastalığı yok dostum... bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için&quot; der.&lt;br&gt;ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece &quot;seni seviyorum&quot; demek yetmemektedir...
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/cicegin-su-ya-aski_4874614.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 27 Dec 2007 13:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Platonik bir aşk öyküsü</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/platonik-bir-ask-oykusu_4874581.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/platonik-bir-ask-oykusu_4874581.html</guid> 
            <description>Seni hayal ediyorum. Hiç konuşamadığım seni. Sesin aynı köpüklü dalgalar gibi. Sen konuşunca dalgalar susacak, sadece seni duyacağım. Gülüşün aynı güneşler gibi, sen güldüğünde güneş sönecek. Sadece sen ısıtacaksın beni...&lt;br&gt;&lt;br&gt;Öyle bir kalbin var ki, en az benim ki kadar büyük, öyle bir aşık olacak ki, en az benim ona aşık oldugum kadar. &quot;Gel&quot; diyecegim. &quot;Karşıma otur&quot;. Gözlerine dikecegim gözlerimi. O güzel, bakınca kendimi kaybettiğim gözlerine. Onu ne kadar sevdiğimi söyleyecegim. Karşısına geçtiğimde ayaklarımın titrediğini, boğazımın kurudugunu, bir merhaba bile diyemedigimi söyleyecegim. O gülecek. Güldüğünde yanaklarında güller açtıran gamzeleri ile gülecek. Ve hayalim bitecek. Karşımda yine sen olacaksın. Ama sadece yüzüme garip garip bakacaksın.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Çünkü son üç denememde olduğu gibi karşına geçip sana aval aval bakan biri karşındaki. Normal olarak sinirleneceksin ama bir bilsen söylemek istediklerimi...&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ben böyle değilim bir bilsen. Sadece seni görünce, sadece karşında olunca öyle olduğumu hiç bir zaman bilemeyeceksin. Ben senin için herzaman arada bir karşına çıkıp, kızaran yanakları ile buram buram terleyen biri olarak kalacağım.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/platonik-bir-ask-oykusu_4874581.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 27 Dec 2007 12:48:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sana &quot;Nasılsın?&quot; diye sormayacağım</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/sana-nasilsin-diye-sormayacagim_4828817.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/sana-nasilsin-diye-sormayacagim_4828817.html</guid> 
            <description>

&lt;p&gt;Sana
&quot;Nasılsın?&quot; diye sormayacağım... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Başkaları sorduğunda onlara &lt;br&gt;
ne kadar harika, ne kadar muhteşem, ne kadar olağan üstü olduğuna dair &lt;br&gt;
verecek &lt;br&gt;
onlarca cevabın var biliyorum. Bir kez daha aynı sözleri duyacağımı bildiğim
için &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sormayacağım sana o soruyu... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Sormayacağım; çünkü, hayatında yaşadığın bitmez &lt;br&gt;
tükenmez sorunları yüreğinin kanayışını, hayatının &lt;br&gt;
eksilişini, içinin daralışını, yaşama &lt;br&gt;
sevincinin tükenişini biliyorum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Sormayacağım; çünkü, yaşadığın yada yaşamak &lt;br&gt;
zorunda olduğun çevreyle, seviyorum dediğin kişilerle &lt;br&gt;
ve hatta tüm insanlarla ortak &lt;br&gt;
paydalarının ne kadar az olduğunu ve buna rağmen hala umudunu yeşil &lt;br&gt;
tutmaya çalıştığını &lt;br&gt;
biliyorum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Sormayacağım; çünkü, hayatında yakın geçmişe kadar, tüm &lt;br&gt;
çevrendekilerin gıpta ile baktığı bir çok &lt;br&gt;
şey başarıp meyvelerini toplamak için çok çalıştığını, &lt;br&gt;
ancak bu topraklarda senin gibi insanların &lt;br&gt;
önüne ne derece devasa engeller dikildiğini ve &lt;br&gt;
senin bu engelleri aşabilme gücünün tükenme &lt;br&gt;
aşamasında olduğunu biliyorum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Sormayacağım; çünkü, umduğun, istediğin hayatı bir türlü yakalayamayan ama yine
de &lt;br&gt;
bulduğunla &lt;br&gt;
yetinmen gerektiğini hissettiren insanların alaycı tavırlarının seni nasıl &lt;br&gt;
kahrettiğini, nasıl &lt;br&gt;
yorduğunu biliyorum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Sormayacağım; çünkü, bu topraklarda &lt;br&gt;
yeteneklerine göre değil kimin yanında durduğuna göre değer &lt;br&gt;
kazandığını bildiğini ve &lt;br&gt;
bunun sana acı verdiğini, dirensen de kendini artık buralara ait &lt;br&gt;
hissetmediğini biliyorum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Sormayacağım; çünkü, geleceğe ait bir çok beklentin olduğu ve bunun için
ölesiye &lt;br&gt;
çabalamana &lt;br&gt;
rağmen, sevdiğin ve en yakınım dediğin insanların hayata bakışını &lt;br&gt;
anlamamaktaki ısrarının seni çok &lt;br&gt;
üzdüğünü biliyorum... &lt;br&gt;
</description>
            <pubDate>Mon, 17 Dec 2007 22:26:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Evlilik</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/evlilik_4828801.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/evlilik_4828801.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Evlilik&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu,&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Saçları taralı, dişleri fırçalanmış&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Adamı yada kadını sevmek kolaydır&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aslında aşk, aynı insanı, &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sabahın körü uykudan uyandırdığındaki &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;En sinirli hali ilede kabul edebilmek&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Diz yapmış pijamalarla &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şefkatle okşayabilmektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Buna katlanamayanlar zaten aşık değildir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu durumda evlilik hoşlandığın insana&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Karşı olduğun duygularını öldürüyor diyebiliriz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zira aşıksan aynı havayı solumak bile zevk verir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hep beraber olmak istersen.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Banyodan gelen su sesi bile &lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Onun evde olduğunun işaretidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ve huzur verir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ütülediğin g.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/evlilik_4828801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 17 Dec 2007 22:24:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hediyelik fasulye ( Seni Seviyorum Diyemeyenlere )</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/hediyelik-fasulye-seni-seviyorum-diyemeyenlere_4828748.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/hediyelik-fasulye-seni-seviyorum-diyemeyenlere_4828748.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Bir
Japon firmasi 'hediyelik fasulye' yapmis. Fasulye tanelerinin uzerine
lazerle 'seni seviyorum' lafini kaziyorlarmis. Nemli topraga gomulmus
fasulyeyi alip uygun gordugunuz kisiye hediye ediyormussunuz. Bes gun
sonra fasulye filizlendiginde de ortaya 'seni seviyorum' yazisi
cikiyormus. Bu haliyle de elbette haber degeri var ama bir malumati
eklersem sanirim daha da ilginc hale gelecek. Boyle bir urunu Fransiz
yahut Brezilyali bir firma da uretebilirdi. Sonucta, ask mesk filan
evrensel meseleler. &lt;/strong&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;
&lt;strong&gt;Fakat 'seni
seviyorum' diyen fasulyelerin Japonya'da satisa cikmasi gayet Anlamli.
Cunku orada ciftler birbirlerine asla 'seni seviyorum' Demiyormus! 'Hic
oyle sey olur mu yahu?' tepkisi verdiyseniz yerden goge haklisiniz. Ilk
duydugumda bana da inanilmaz gelmisti. Ama bizzat Japonlar'a
dogrulattigim icin, 'vallahi de, billahi de, tillahi de demiyorlarmis'
diye yemin bile edebilirim. &lt;/strong&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;
&lt;strong&gt;Tabii ki de
Japonya'da 'seni seviyorum' demeyi yasaklayan bir kanun yok. Hatta
'ask'a karsilik gelen 'koi' diye bir sozcuk de varmis.Ancak kimse bunu
kullanmiyormus! Bir Japon, askindan olse dahi en fazla 'suki desu'
diyormus. Yani, 'senden &lt;br&gt;hoslaniyorum'. Onlara gore bunun nedeni, 'sevginin kelimelerle degil,davranislarla ifade edilmesi gerektigine inanmalari' imis. &lt;/strong&gt;
&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;
</description>
            <pubDate>Mon, 17 Dec 2007 22:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Evlilikte Mutluluğun Sırrı?</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/evlilikte-mutlulugun-sirri_4828718.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/evlilikte-mutlulugun-sirri_4828718.html</guid> 
            <description>Kahvede sohbet
eden adama arkadaşları: ''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve
çocuklarınla çok mutlu bir yaşantın var. Karının bir dediğini iki
etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bize de anlat &amp;nbsp;yoksa pısırık
olduğunu düşüneceğiz.'' derler. &lt;br&gt;''Kısaca anlatayım..'' &amp;nbsp;der adam. &lt;br&gt;Düğünümüz bittikten sonra karım kendi atına, ben de kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. &lt;br&gt;Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. Karım eğildi ve benim atıma 'Bir' dedi. &lt;br&gt;Biraz &amp;nbsp;daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar eğilip atıma 'İki' dedi. &lt;br&gt;Az
sonra atım tekrar aynı şekilde tökezleyince eşim atından indi ve&amp;nbsp; at'a
'Üç' dedi ve çeyizinden tabancasını çıkartıp atımı alnından vurdu. &lt;br&gt;Ben&amp;nbsp; şok olmuştum... Eşime bir hışımla &amp;nbsp;çıkıştım ''Yazık değil mi ata neden&amp;nbsp; vurdun kadın manyak mısın sen?'' diye bağırdım... &lt;br&gt;Karım arkasını döndü ve bana 'Bir' dedi. &lt;br&gt;Ve o günden sonra karımın bir dediğini iki etmedim. :)))
&lt;p&gt;&lt;/p&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/evlilikte-mutlulugun-sirri_4828718.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 17 Dec 2007 22:17:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mesajcell</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/mesajcell_4745682.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/mesajcell_4745682.html</guid> 
            <description>&lt;br&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;Öpcell; Hoşlandığınız ama 
öpemediğiniz birimi var, &lt;br&gt;&amp;nbsp;adını yaz bir boşluk bırak 2225'e gönder , biz 
öpelim.. &lt;br&gt;&amp;nbsp;Gülme seni de öperiz..&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Selamlacell; selamın aleykum yazıp 7532'ye 
&lt;br&gt;&amp;nbsp;gönderin, aleyküm selam cebinize gelsin.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Muhabbetcell; &quot;naber&quot; yazıp 1515'e yollayın 
turkcell size &lt;br&gt;&amp;nbsp;&quot;iyidir senden naber&quot; desin.&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Ahiretcell; yaz 2222'ye yolla! 
Ahiret soruları cebine &lt;br&gt;&amp;nbsp;gelsin! Soruları doğru yanıtla, cennete giden ilk 
5000 kişi arasına gir.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Cezacell; ceza yaz 3969'a yolla allah cezanı 
versin..&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Restorantcell; Acıktım 
yaz 6001 e gönder 1 adana 1 ayran cebine 
gelsin&amp;nbsp;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;nbsp;Üşendimcell; 
Üşendi.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/mesajcell_4745682.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 06 Dec 2007 10:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>(h)iç'ten gelen...</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/h-ic-ten-gelen_4745647.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/h-ic-ten-gelen_4745647.html</guid> 
            <description>BİR BEN VAR SİMDİ
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 
BENDEKİLERE ÇOK UZAK&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 
ÇOKTAN SEÇMELİ DÜŞLERDE TEFERRUATSIZ BİR OYUNCAK&amp;#8230;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 
Canım sıkılıyor,&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ne sevdanın tadı damağımda&amp;nbsp;ne nefesi tenimde&amp;#8230;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özlemek için seçilen hayalcikler saklı beynimde ama yorgun bedenim, 
ötesindekilere el uzatmaya.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kimsesiz gecelerde karalanan yazıların, ucu kalmamış 
kalemimde.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 
Canım sıkılıyor,&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kendimdekinden çok uzakta yaşıyorum ne sen ne ben ne de üçüncü ç.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/h-ic-ten-gelen_4745647.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 06 Dec 2007 10:38:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hayatla röportaj</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/hayatla-roportaj_4710631.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/hayatla-roportaj_4710631.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Hayatla röportaj yaptığımı gördüm&amp;nbsp;düşümde...&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Benimle röportaj mı yapmak istiyorsun?&quot; diye sordu Hayat.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Zamanın var mı?&quot; diye sordum.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Gülümsedi.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Benim zamanım Sonsuzluk&quot; dedi Hayat. &quot;Ne sorular var yüreğinde?&quot;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;İnsanlarla ilgili en çok neye şaşıyorsun?&quot; diye sordum.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Hayat yanıt verdi.&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&quot;Çocukluktan sıkılıp büyümek için acele ediyorlar, sonra yine çocuk olmanın özlemini duyuyorlar. Para kazanmak için sağlıklarını kaybediyorlar, sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını kaybediyorlar. Gelecekle ilgili endişelenmekten şimdiyi unutuyorlar. Sonra da ne şimdiyi ne geleceği yaşayabiliyorlar. Deneyim iyi bir öğretmendir diyorlar ama deneyimin faturasını ödemek istemiyorlar. Hayatlarını kazanmak için eğitim alıyorlar ama yaşam ustası olmayı bilmiyorlar. Bu nedenle de, hiç ö.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/hayatla-roportaj_4710631.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 18:22:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Yağmur Hikayesi</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/yagmur-hikayesi_4710511.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/yagmur-hikayesi_4710511.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/elifyasinesra_580jw7bj.gif&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;H3&gt;&amp;nbsp;&lt;/H3&gt;
&lt;P&gt;Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; &amp;#8220;Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?&amp;#8221; Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena&amp;#8230;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da&lt;BR&gt;&amp;#8220;Annenin kaderi kıza&amp;#8221; dedikleri doğru mu?&lt;BR&gt;&amp;#8220;Baban eskitir her şeyi kızım&amp;#8221; demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.&lt;BR&gt;Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,&lt;BR&gt;açtığımı gören olmuyor. Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor. Çay .. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/yagmur-hikayesi_4710511.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 18:04:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Baba parmaklarım ne zaman çıkacak?</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/baba-parmaklarim-ne-zaman-cikacak_4710464.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/baba-parmaklarim-ne-zaman-cikacak_4710464.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki &lt;BR&gt;oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını &lt;BR&gt;mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline &lt;BR&gt;çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye &lt;BR&gt;götürmüş. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir &lt;BR&gt;şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. &lt;BR&gt;Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında,bandajlı ellerini fark etmiş &lt;BR&gt;ve gayet masum bir ifadeyle, &quot;Babacığım,kamyonuna zarar verdiğim için çok &lt;BR&gt;üzgünüm.&quot; demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: &lt;BR&gt;&quot;Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?&quot; Babası eve dönmüş ve hayatına son &lt;BR&gt;vermiş... &lt;BR&gt;Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını &lt;BR&gt;işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, &lt;BR&gt;önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve &lt;BR&gt;incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle &lt;BR&gt;performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler , &lt;BR&gt;insanı sonsuza kadar rahatsız eder. &lt;BR&gt;Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış &lt;BR&gt;gösterin ve sevin. &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/baba-parmaklarim-ne-zaman-cikacak_4710464.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 19:03:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kabağın sahibi var</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/kabagin-sahibi-var_4710451.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/kabagin-sahibi-var_4710451.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mücahede makamının sonuna gelir. &lt;BR&gt;Meşrebin usulünce bundan sonraki makam &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;Kalenderîlik makamıdır. &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;vazgeçecektir. &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir... &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;Saç, sakal, bıyık, kaş&amp;#8230; ne varsa hepsinden. &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &lt;BR&gt;- Vur usturayı berber efendi, der. &lt;BR&gt;Berber dervişin saçlarını kazımaya ba.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/kabagin-sahibi-var_4710451.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 19:00:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Aşk &quot;sabır&quot;dır belki</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/ask-sabir-dir-belki_4709933.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/ask-sabir-dir-belki_4709933.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;A&lt;STRONG&gt;ş&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;k &quot;sabır&quot;dır belki, ama asla &quot;tahammül&quot; de&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;ğ&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;il&lt;/STRONG&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;&lt;STRONG&gt;İ&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;li&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;ş&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;kilerin derinlerinde bir yerde, fay hattında bir çatlak varsa, en ufak bir sarsıntı, onu ciddi bir kırılmaya sürükleyebilir. &lt;/STRONG&gt;&lt;B&gt;</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 16:58:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Aşk gibi hüznünde sebebi yoktur sevgili</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/ask-gibi-huznunde-sebebi-yoktur-sevgili_4709927.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/ask-gibi-huznunde-sebebi-yoktur-sevgili_4709927.html</guid> 
            <description>&lt;H3 class=entry-header&gt;Ben hayata yaşamaktan kaçarken tutuldum Sevgili. &lt;BR&gt;Bir intihara koşar gibi kabullendim hayatı. &lt;BR&gt;İnadına ve isyanla yaşadım, &lt;BR&gt;Ölümler çağırmaktan kısıldı sesim, &lt;BR&gt;Beter oldum. &lt;BR&gt;Yaşadım. &lt;BR&gt;Kapanmış bir yarayı dürtüler gibi yaşadım. &lt;BR&gt;Tutup yine de sevmişsem seni, intiharım olan yaşamakta &lt;BR&gt;Aşkın panzehirinin olmayışındandır. &lt;BR&gt;Benim hayatım kaybedişler üzerine kurulmuştur Sevgili. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Eni sonu malum bir cinayetin masum ve meçhul bir maktulüyüm ben. &lt;BR&gt;Ben seni yaraya tuz basar gibi, bütün vuslatları yıkarak sevdim. &lt;BR&gt;Ben seni sadece sevdim. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dedim sana. &lt;BR&gt;Aşk gibi hüznün de sebebi yoktur Sevgili, tutamağı vardır sadece. &lt;BR&gt;Ben şehirleri nemli bodrum katların kaldırım hizası pencerelerinden tanıdım. &lt;BR&gt;Yokolmuş zamanlar ve imkansız mekanlar gibidir benim sevgim. &lt;BR&gt;Bu yüzden büyük umutlarım olmadı, olamaz benim. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Biliyorum. &lt;BR&gt;Senin gülüşün benim baharımdır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ne ki bodrum katların kör odalarında aslolan hüzündür Sevgili &lt;BR&gt;Ben seni hüznüne sevdim, ben seni sadece sevdim &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Biliyorum. &lt;BR&gt;Senin gülüşün benim baharımdır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Oysa benim adım gurbetlere yazılmış, yüreğime hüzün düşürülmüştür. &lt;BR&gt;eylül yorgunu saçlarımla en güzel hüzünleri ben yaşarım. &lt;BR&gt;Ben seni gerekçesiz ve neticesiz sevdim. &lt;BR&gt;Ve nasıl sevmişsem seni böyle dolu dizgin, ulu orta &lt;BR&gt;Öylece hüzne belenmişim işte. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bazı acılar vardır, tütün gibi işler adamın ciğerine, aşk gibi, yaşamak gibi. &lt;BR&gt;Sevgili, Sevmişsem seni ve yaşıyorsam hala &lt;BR&gt;Tütün çekiyorsam gecenin bir vakti, &lt;BR&gt;Demli bir hüzne çatmışım belle. &lt;BR&gt;Dedim sana. &lt;BR&gt;Aşk gibi hüznün de sebebi yoktur Sevgili, &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;tutamağı vardır sadece.... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;m.b.turegun &lt;/H3&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/ask-gibi-huznunde-sebebi-yoktur-sevgili_4709927.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 30 Nov 2007 16:57:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Açsam Rüzgara</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/acsam-ruzgara_4253081.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/acsam-ruzgara_4253081.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/theartworld_resimcity.jpg&quot; border=0&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Mavilerde sefer etmek!&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bir sahilden çözülüp gitmek&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Düşünceler gibi başıboş.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Açsam rüzgara yelkenimi;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Dolaşsam ben de deniz deniz&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbs.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/acsam-ruzgara_4253081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 24 Sep 2007 01:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Anne olmak!!</title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/anne-olmak_3133269.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/anne-olmak_3133269.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/umitege_AYSEL_EGE.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;ANNE, dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır. Karşılıksız sevginin ete &lt;BR&gt;kemiğe bürünmüş halidir! Ne kadar üzsen de 10 Dakika sonra seni affeden &lt;BR&gt;zarif bir memeli turudur, yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan, &lt;BR&gt;kucağına yatıran, öpüp koklayan tek varlıktır,meleğin sut verebilenidir. &lt;BR&gt;Yarasın diye muhallebinin içine ciğer katarak çocuğuna yediren &lt;BR&gt;manyaklık derecesinde yaratıcıdır. ]Yemek yemeyen çocuğun dikkatini &lt;BR&gt;çekmek için elindeki tencere ve]Tavalarla maymunluk yapabilen kişidir, &lt;BR&gt;kafayı çocuklarıyla bozmuş,göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan, &lt;BR&gt;sevgi dolu fedakar]Insan dişisidir, bulaşık, ütü, vb yaparken bile &lt;BR&gt;otomatik olarak çene çalan,]kendi kendine konuşan, kadın dırdırı denen &lt;BR&gt;mereti erkeklere daha küçükten Belletendir. Yemek uzmanı, düzen insani, &lt;BR&gt;bilgili, kültürlü her şeyi bilen şahsiyettir, yavrularını yol &lt;BR&gt;tarafından değil, kaldırım tarafından yürütendir,Dizidizi incidir &lt;BR&gt;lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir,sevgiliden ayrılma &lt;BR&gt;haberi verildiğinde, 'amaaan ben sana daha güzelini bulurum' diyebilen &lt;BR&gt;komik bir karakterdir. ]'Oğlum aradım yoktun. Bende mesaj atayım dedim &lt;BR&gt;sana. Geli.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/anne-olmak_3133269.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 01 Jun 2007 14:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Acıya Gülmek </title>
            <link>http://aqademic.blogcu.com/aciya-gulmek_3133239.html</link>
            <guid>http://aqademic.blogcu.com/aciya-gulmek_3133239.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Öpüyorsam ayrılığı gözünden&lt;BR&gt;Geçiyorsam bir çiçeğin özünden&lt;BR&gt;Görüyorsam gözlerinin içinden&lt;BR&gt;Sana olan sevdamdandır bilesin&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Meğer ne yalnızız insan olmuşsak&lt;BR&gt;Yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak&lt;BR&gt;Yeri gelmiş acıyada gülmüşsek&lt;BR&gt;Sana olan sevdamdandır bilesin&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Karşılıksız sevebilmekse sevda&lt;BR&gt;Gerçek seven küle dönmüş her çağda&lt;BR&gt;Elim kolum bağlanmışsa kıyında&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sana olan sevdamdandır bilesin&lt;BR&gt;Seydunayım gebermişse kıyında&lt;BR&gt;Sana olan sevdamdandır bilesin&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://aqademic.blogcu.com/aciya-gulmek_3133239.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 02 Jun 2007 14:32:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://aqademic.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>